Ankara'dan dönmüslügun de etkisi var tabi ama , Ey Istanbul , sen ne guzelsin be..Yillar once nefret ettigimi soylemistim ondan , ne buyuk yalan !...
I love little details about you , or i guess i only love the details. It became an obsession , after all this time. Even...
Ben mi dengesizim diye dusunurum hep.. Yeni farkettim dengesiz olan gece - gunduzmus.. Bazen gecenin bir saati aklima bir sey esiyor , cok da mantikli...
Cok kucuktum o zamanlar. Aklimin ucundan bile gecmezdi. O kadar emindim ki kendimden. Herseyi bildigimden. Hani oyle hissedersin ya.. Bi his vardir boyle.....
Bir varmis bir yokmus... 5-6 yaslarinda esmer cikrin bi kiz varmis.. Kut sacliymis.. Sonra sonra 4-5 yaslarinda esmer kisa kut sacli bi kiz daha varmis.....
Bazen anlamak bi omur boyu surebiliyo..Koskoca bi hayat birseylere anlam katabilmek icin gecip gidiyo.. Ama burada hayata yer yok...Artik bu isler boyle degill.. Ne kalp...
26 eylul 2006'da yazmisim bu yaziyi.. 26 subat 2008'de simdi tekrar kirmizi editlerle... =) Sanki çok ziyaretçim varmış havasında...
Tatlı bi rüyanın ardından uyandığında gerçekler suratına bi tokat gibi çarpar.. " Gitmesen ? " ...
yumurtalar.. kir hepsini... kac yumurta kirdiysan o kadar hata yaptin... cirp simdi yumurtalari.. karistirdin iyice... daha ne istiyosan ekle.. daha cok karistir... bok ettim herseyi...
Gece sabaha karşı 5e gelirken ayağımın altında dolanan yüzlerce yılana basmamak için tüm yorgunluğumu ardımda bırakıp dikkatle kıpırdıyodum yerimden..Belki de hiç beceremediğim bi denge tutturmuştum...
Yaşlanmadan hayatın değerini anlayamazsın...Aslında bazen sana bir günün bile bir ömür gibi geldiği hayatın 80 yılının ne kadar çabuk geçebilceğini...
Acaba uzayda hayat var mı? Bence var...Binlerce bilim adamı yıllardır bunu araştırıyor...Ama benim için cevabı bulmak bu kadar zor olmadı.. ...
Hayata para gözüyle bakan insanlara acıdım hep...Hala da acırım...Uzatmak gerekirse hep de acıyacağım..Çünkü onlar düşünceleri gibi somut yaşayan insanlar... Ne kadar bencilim...
Sınırlarından dışarı çıktığım anda üstümden büyük bir yük kalkmış gibi hissediyorum kendimi..Sevmiyorum İstanbul'u..Güzel değil mi? Güzel..Hatta Türkiye'nin en güzel şehirlerinden biri..Ama elimde değil işte...Zorla sevecek...
Çıktım o hergün gitmeye mecbur olduğum sarı binadan..Karşımdaki ilk 87 'ye bindim..Farkına bile varmamışım yanlış istikamette bindiğimi...İlerdeki durak son duraktı ve ben yanlış otobüsteydim..Farkında bile...
Yine sadece kendime yazıyorum...Sıkılmadan , bıkmadan Turn The Page'imle...Paranoyak mı oldum acaba diye düşünüyorum..Attığım her adım için oturup 1 saat düşünüyorum..Yapmalı mıydım..Yapmamalı mı? ..Ailem kızar...